Nokia 5800 XM V.50 Güncellemesi

25 Nisan 201023 Yorum

Nokia’nın “en çok satan dokunmatik ekranlı telefonu” ünvanını elinde bulunduran 5800 XM için bu haftanın başında yeni bir bellenim güncellemesi sunuldu. Bu güncellemeyi kimse bu kadar erken beklemiyordu. Ocak ayında sunulan v.40 5800′a bir kaç yenilik getirmişti.  Bu yeniliklerin arasındaki kinetik kaydırma en öne çıkandı. v.40 her ne kadar yenilikler sunsa da oldukça kararsız bir sürümdü. Cihaz kendi kendine kapanıyor, uyulamaları çalıştırırken sistem çöküyor vs. Sözün özü “sancılı” bir sürümdü. Güncelleyenlerin bir çoğu pişman olmuştu. Bir sonraki sürümü beklemeyi ise kimse düşünmüyordu çünkü v.40 çok uzun sürede gelmişti. Derken v.50 sunuluverdi. Benim için bile süpriz oldu. :) Ben duyduğumda daha resmiyet kazanmamıştı, yabancı bir blog bu sürümün geleceğini yazmıştı. “Dedikoduları şimdi çıktı, sürümü bir aya gelir” derken bir öğlen vakti telefona SMS düştü. “Yeni sürüm hazır, indir” diye. Oha! dedim ve hemen güncelleme için hazırlıkları yaptım. Bu güncellemeyi FOTA ile yani telefon aracılığıyla yüklemek istiyordum. Nokia, telefon aracılığıyla güncellemede büyük kolaylık sağlıyor. Hiç bir bilgisayara ihtiyaç duymadan her işinizi telefon üzerinden yürütebiliyorsunuz. Nokia 5800 XM v.50 güncellemesi hakkındaki yenilikler için buraya bakabilirsiniz. Güncellemeyi şöyle yapmamız tavsiye ediliyor. [daha bitmedi!]


Mim: En Çok Sevdiğiniz 5 İnternet (sanal) Arkadaşınız

11 Nisan 20104 Yorum

Birileri böyle bir mim başlatmış..? Mim?

Mim: Bloglar arası paslaşma organizasyonu. :)

Beni kim mimlemiş?

Blog kardeşliği, diğer adıyla link değişimi, için ilk bağlantı kurduğum blog kardeşim Can Dirgen; mimleneli baya oldu ama vize haftasına denk geldiği için paslaşmayı hemen devam ettirememiştim. :) Neyseki sınavlar bitti, kafamı dinledim bloguma birşeyler karalamaya hazırım.

Bu “en sevdiğiniz 5 internet arkadaşınız” konulu mimde internet üzerinde tanıştığımız ve gün geçtikçe samimi olduğumuz arkadaşlarımızı dile getiriyoruz. PCkoloji ekibine katıldığım günden beri sanal ortamda bir çok kişi ile tanıştım. İçinden kura çekip 3 tanesini yazayım:

HaypurTiryading – Muhammet: PCkoloji.com’un çılgın üyelerinden. Önce Facebook’ta arkadaş olduk sonra MSN’de… Kendisiyle konuşurken eğlendiğim, çok soru sormasına rağmen “yeter ulan” demeyi içimden bile geçirmediğim bir insancık. :) Ankara’ya yolum düşerse kendisi ile yüzyüze de görüşmeyi istemiyor değilim doğrusu…

D.E.K – Doğuş Emrah K.: Bu arkadaşım da PCkoloji.com üyelerinden. MSN’de bir çok kez sohbet etmiştik. Donanım delisi arkadaşlarımdan… Avatarındaki masal kahramanı ile özdeşmiş, DEK denilince aklıma o resim geliyor. :D

ZaFer: PCkoloji.com’un en eski üyelerinden, yan taraftaki bağlantılar kısmından bloguna ulaşabilirsiniz. :) Donanıma ve otomobile aşırı ilgisi olan bir İngilizce Öğretmeni… :D

Şimdi bu üç ile idare edip, bu mimi yanıtlamaları için Beş Parasız‘a ve Zafer Sarıca‘ya göndereyim. Ekstra olarak bu mim kervanına katılmak isteyenlere de yeşil ışık yanıyor tabii ki.


Wakoopa: Bilgisayar Ve İnternet Kullanım Alışkanlıklarınızı Takip Edin

26 Mart 20105 Yorum

İnternet kulanım alışkanlıklarınızı, programları ne kadar süre ile kulandığınızı öğrenmek istediğiniz oldu mu hiç? Yada “ya acaba bu Facebook’ta kaç dk harcıyorum?” “bu gün kaç saat Office programları ile çalıştım” gibi sorulara cevap aradınız mı?

Wakoopa bu ihtiyacı karşılamak üzere hazırlanmış. Wakoopa.com‘a üye olup indireceğiniz tracker yazılımcığını sisteme yüklüyorsunuz. Tracker sistemde arka planda çalışarak sistem ile ilgili veri topluyor. İyimser olarak sistemden bizimle ilgili hayati verileri toplamadığını ümit ediyoruz. :) Her neyse, Wakoopa‘nın oldukça geniş bir veri tabanı var. Facebook, FriendFeed, Gmail, ekşisözlük, Twitter gibi sosyal platformlar, Firefox, Chrome, Opera, Safari gibi internet tarayıcılar, Skype, WLM gibi anlık mesajlaşma yazılımları ve aklınıza gelmeyecek bir çok yazılımı tanıyor.

Wakoopa‘nın tanıdığı her programın her sitenin bir puanı var. Siz kullandıkça, siteleri ziyaret ettikçe puan kazanıyorsunuz ve kazandığını puanlar karşılığında Wakoopa‘da bir seviyeye ulaşıyorsunuz.

Wakoopa, profilinizi arkadaşlarınızla paylaşmanız için wakoopa.com/kullaniciadi şeklinde link veriyor. Aynı zamanda Wakoopa‘daki kullanıcılar ile arkadaş olabiliyorsunuz.

Wakoopa‘da kullandığınız uygulamalara, ziyaret ettiğiniz web sitelerine yorum yazabiliyor, profilinizde favori uygulama/sitelerinizi paylaşabiliyorsunuz.

Wakoopa‘nın Windows, Mac OS ve Linux platformlarınının hepsini desteklediğini hatta iPhone için özel tracker geliştirildiğini söylemeden geçmeyelim.

Wakoopa.com kayıt: http://wakoopa.com/account/signup (kayıt olduktan sonra tracker’ı indirip yüklemeyi unutmayın)

Wakoopa profilim: http://wakoopa.com/KemalKarakaya


Analiz Ettim v.9

25 Mart 20100 Yorum

Facebook’ta son durum:

Facebook‘ta bir süre önce ilginç isimli gruplar ve sayfalar modaydı. Hergün onlarca sayfa ve grup açılıyordu. Kimi zaman güldüren kimi zaman mide bulandıran bu etkinliklerden sonra şimdi yeni moda takipçileri deşifre etme ve burç uygulamalarında. Bir kaç ay önce geliştiricisine “bu uygulama ne ayak? Neye göre listeliyor bu isimleri” diye mesaj göndermiştim ama geliştirici müsveddesi geri dönüş yapmadı. İncelemelerime göre bu uygulama (seni kimler takip ediyor? deşifre et! gibi olan) gönderilere yapılan yorumlara ve beğenilere göre bir liste hazırlıyor. Yani birisi hergün sizin profilinize girip çıksa ve hiç bir gönderi ile etkileşime geçmese bu uygulama onu tespit edemiyor. Uygulamanın ismi gönderilerine kim yorum yazıyor, beğeniyor gibi olsa daha iyi olurdu. Tabii seni kimler takip ediyor daha çekici ve uygulamanın  bu kadar popüler olmasını sağlayan en büyük etkenlerden birisi. Bunun yanında anlayamadığım şey bazı kişilerin hergün bu uygulamayı kullanması. :)

Bilgisayar kullanım alışkanlıklarını belirle:

Bilgisayar başında en çok hangi platformda zaman harcadığınızı, en çok hangi siteyi ziyaret ettiğinizi, bilgisayarda hangi uygulamaları kullandığınızı gün be gün, an be an takip etmek nasıl olurdu? Mesela günde kaç dk. Facebook’ta zaman harcıyorsun kaç dk. video izliyorsun kaç dk. office programlarını kullanıyorsun gibi sorulara cevap verebilecek bir servis olsa, ne dersiniz? Cevabı 18 saat sonra. :)


Tivibu, IPTV İçin Ön Ayak mı?

20 Mart 20100 Yorum

Gelen açıklamlara göre, evet öyle. TTNet, tivibu ile ilk olarak Türkiye’de WebTV hizmetini sunmaya başlamış olacak. Zamanla geliştirdiği sistemi Vestel ile ortaklaşa geliştirdikleri bir platforma taşıyarak Türkiye’de IPTV hizmetini başlatmış olacaklar. Bu durum gayet güzel, sevindirici ancak ülkemizde ücretler hiç de sevindirici değil. Çıplak ADSL yok, telefon faturalarının yarısı vergi, internet erişimi en pahalı olan ülkeyiz, vergiler canımıza okuyor felan filan… Bu koşullar altında IPTV hizmeti kimin işine yarar orası belli değil.
Tivibu ile ilgili ayrntılı dosya konumuz yakında PCkoloji.com‘da yayında olacak. Bizimle kalın. :)

Güncelleme:
tivibu: İnternetten Canlı TV İzleyelim, Evet!


Analiz Ettim v.8

20 Mart 20101 Yorum

Facebook için yaş sınırı istiyorum!

Bu ne ya? 6-7 yaşındaki çocuklar bile kayıt olmaya başladı. Daha iyi ile kötüyü ayırt edemezken ne işleri var Facebook gibi “sosyal” bir ortamda? Tamam teknolojiyi tanısın, takip etsin ama ne işin var senin bacak kadar boyunla Facebook’ta? Dışarıda herkes senin gibi saf duygularla dolaşmıyor ki. İpsizi var, kopuğu var, sapığı var, var oğlu var! Yavrum senin annen baban ayakta mı uyuyor? Nedir bu boşluk?
Çabuk sütünü iç ve yat :D


Analiz Ettim v.7

20 Mart 20101 Yorum

Cep telefonu sağlığa zararlı mı?

Başlık pek uygun olmadı ama demek istediğimi anladınız siz. Ara sıra bazı insan toplulukları bir araya gelip başlıyorlar aynı şeyi söylemeye, yok efendim cep telefonu sağlığa zararlı, baz istasyonları çevreye zararlı annem babam kanser oldu, spermlerim öldü vs. Böyle biraz gündemde kalıp kayboluyorlar ortalıktan. Milletin aklında da kalıyor bu, konuşmalarda konusu geçtiği an yapıştırıveriyorlar “cep telefonu çok zararlı, mümkün olduğunca uzak durmak lazım” “ayy sizin evin üstünde baz istasyonu var, çocuğun sakat olacak melahat!

Lan durun! Ne oluyoruz ? diyen yok, şimdilik. Herkes yangına körükle koşuyor, çok bilmiş havasında… Çünkü elimizde bilimsel araştırmalara dayanan bir sonuç yok. Ne cep telefonundan yayılan elektromagnetik dalgaların insan vucuduna zararlı olduğunu kanıtlayan nede baz istasyonlarının çevreye ve insana zararı olduğunu gösteren bilimsel araştırma verisi yok! Çünkü 10 yıl önce başlanan araştırmalar bir türlü sona erememiş. Bazı ülkeler gevşeklik gösermiş, bazıları savaş yapmış vs. Sonuç, şu an bu konu ile ilgili kesin bir şey söylemek zor. Tabii bunun yanında teorik olarak ve eldeki kısıtlı sonuçlarala çıkarılan durumlar var. Mesela cep telefonunun SAR değeri ne kadar yüksekse o kadar tehlikelidir, baz istasyonundan uzaklaştıkça tehlike artar vs gibi. TUBİTAK’ın nadide dergisi Bilim ve Teknik de bu ay bu konuyu ele almış. İmkanınız olursa okumanızı tavisye ederim. Şimdiye kadar sağda solda okuduğunuz bölük pörçük bilgileri güncellemiş olup yanlış bildiklerinizi düzeltirsiniz. Yazıdaki şu bilgi dikkatimi çekmişti.
[daha bitmedi!]